M.M.S



   
 
  M.E.B

OKUL ÖNCESİ KURUMLAR 

Toplumun temel yapısını oluşturan *Saygı, sevgi, *Paylaşma, iş bölümü, *Sorumluluk, *Sosyal çevre oluşturma açısından çocuğu geleceğe hazırlayan güvenli bir ortamdır. Bu kurumlar hizmet verdikleri yaş gruplarına uygun olarak; *0-36 aylık çocuklara bakım ve eğitim vermek üzere KREŞLER, *36-72 aylık çocukların eğitimini amaçlayan ANAOKULLARI, *60-72 aylık çocuklarının eğitimini amaçlayan örgün eğitim kurumları bünyesinde açılan ANASINIFLARI ve *36-72 aylık çocuklarının eğitimi amacıyla açılan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı diğer öğretim kurumları bünyesindeki okul öncesi eğitim sınıfı, UYGULAMA SINIFLARI'dır. Okul öncesi eğitim hizmetlerinin; %90'ı Millî Eğitim Bakanlığınca, %10'u SHÇEK ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 191. maddesine göre açılan kurum ve kuruluşlarca verilmektedir.


 NİÇİN OKUL ÖNCESİ EĞİTİM  

Toplumların sosyal, kültürel, ekonomik ve politik yapısını oluşturan özellikler eğitim yolu ile şekillenir. Nitelikli, sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip bireylerin yetiştirilmesi için, eğitime küçük yaşlarda başlanılmasının gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıkların alındığı ve zihinsel yeteneklerinin hızlı bir biçimde gelişip biçimlendiği dönem 0-6 yaş dönemidir. Bütün bunlar dikkate alındığında eğitimin ne denli önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. İşte okul öncesi dönemde verilen kaliteli eğitimin önemi de burda kendini göstermektedir. Bu nedenle, Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü üzerine düşen görevleri, ülke çocuklarının ve ailelerin menfaatleri doğrultusunda programlar geliştirerek, projeler hazırlayarak, eğitici materyaller geliştirerek ve periyodik olarak öğretmen eğitimi yaparak yerine getirmektedir. Bilindiği gibi, insan yaşamının gelişiminde, en dikkat edilmesi gereken en kritik ve en ilginç dönem 0-6 yaşlar arasındaki okul öncesi dönemidir. Bu dönemde aile, birinci derecede önemli ve sorumludur. Ancak, tek başına yeterli değildir. Hem çocuk hem de ailenin bu dönemde gereksinimlerinin karşılanması, çocuklarının gelişimlerinin desteklenerek, yaşıtlarıyla bir arada olabilmelerinin sağlanması için oluşturulan sağlıklı bir ortama gereksinimleri vardır. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, okul öncesi dönemin önemi ve bu konudaki hizmetlerin bir sistem bütünlüğü içinde; daha aktif, daha dinamik, daha verimli ve planlı hale getirmek, eğitimde kaliteyi artırarak, yurt genelinde yaygınlaştırmayı sağlamak, daha çok çocuğa daha iyi şartlarda eğitim ulaştırabilmek için çalışmalar sürdürülmektedir. Genel Müdürlüğümüzün tüm faaliyetlerinde yer alarak maddi ve manevi destek sağlayan kişi, kurum ve kuruluşlarımız ile sivil toplum örgütlerinin, bundan sonra da devam edecek olan katkı ve katılımlarıyla çocuklarımızın ve toplumumuzun geleceği için önemli imkanlar yaratacaklarına inanıyoruz. PAROLAMIZ: Daha çok çocuğa (dil, din, ırk ve renk ayrımı yapılmaksızın) daha kaliteli bir eğitim vermektir. EĞİTİM Bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir.

EĞİTİM


Bireyin, davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim. 


TÜRKİYE'DE EĞİTİM 

Türkiye'de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir.Öğrencilere kişilikleri,yetenekleri ve istekleri göz önünde bulundurularak,şahsa özel bir eğitim programı hazırlanmalı ve izlenmelidir.Bu sayede günümüz öğrencisinin okula olan ilgisizliği azalmış olacak ve her öğrenci ilgili olduğu alanlardaki dersleri aldığı için daha başarılı olacaktır. EĞİTİM FELSEFE'SİEğitimin bugününü iyi anlamak için eğitimin tarihsel değişimini anlamakta yarar vardır. Tarih boyunca ortama ve uygulamalara göre değişik egitim tanımları yapılmıştır. Günümüzde eğitimin insan faaliyetlerindeki etkisi bugüne kadar olan uygulumaların en karmaşık olanıdır. Genel bir bakışla eğitim bir takım becerilerin öğretim ve öğrenim şeması içerisinde; insan'ın bilgi, sezinleme ve akıl işlevlerini geliştiren faliyetler ve kavramlar bütünü olarak ele alınmaktadır. Bu tanım çok soyut olup somut uygulamalar üzerinde anlayış geliştirmeye yardım etmemektedir.Eğitim felsefesi eğitimin amacı, doğası ve içeriğine ilişkin çalışmalarla ilgilenir. Bilginin kendisinin olduğu kadar bilen zihnin doğası ve otorite problemleri, eğitim ve toplum ilişkisi gibi konular eğitim felsefesinin konuları arasında yer alır. Rousseau'nun döneminden bu yana eğitim felsefesi gelişim psikolojisi ve gelişme teorileriyle bağlantılı olmaya devam etmiştir.Eğitimden beklenen temel amaçlar şunlardır: Sivil toplum sorumluluk, fikir ve girişimci eğitimli vatandaşlara dayalıdır. Her alandaki ilerleme okullaşmanın meydana getirdiği eğitimin kapasitesine bağlıdır. Bu durumda eğitim bireyin, toplumun ve gelecekteki insanlığın gelişim ve refahını güçlendirmeyi amaçlar.Uygulamalar Eğitimin tek tanımlı (monolitik) olmadığı gerçeğinden dolayı eğitim kavramına birçok değişik boyuttan yakaşılmaktadır. Birçok boyutun var olmasının temel nedenleri: Öğrencinin gelişimsel düzeyinin, Öğrenim ortamının etkisinin, Aktarılmak istenen bilgi yapısının, Öğrenim Teorilerinin etkisinin, Eğitim Teorilerinin etkisinin, göz önünde bulundurulmasıdır. Bu bağlamda eğitim üzerine konuşulerken Okul öncesi eğitim, genel eğitim, meslek eğitimi, hayat boyu öğrenim Bireysel eğitim, gurup eğitimi, programli eğitim, bilgisayar destekli eğitim, uzaktan eğitim Çocuk eğitimi, gelişkin eğitimi, özürlü eğitimi, üstün yetenekli eğitimi kavram eğitimi, beceri eğitimi kavramlarını kullanarak hangi olgudan bahsettiğimizi belirtmeliyiz. Eğitim üzerine fikir oluştururken bu tanımlara dikkat edilmediğinde hatalar oluşmaktadır. Bir eğitim bakanının Türk eğitiminde ezberciliği kaldırıyoruz cümlesi Türk eğitim sisteminden kuran kursunu kaldırıyoruz diye yorumlanabilmektedir. 
          

MESULİYET VE ÖLÇME-DEĞERLENDİRME 

Eğitim, rasgele oluşan bir faliyet değildir. Eğitsel faliyetlerin belli bir amacı vardır ve bu bağlamda planlı bir olgudur. Eğitimin planlı yapısının bir uzantısı Eğitimde Mesuliyet (accountability) kavramını gerektirir. Bu sebepden dolayı bu iki konunun aynı boyutlarda ele alınması gerekir. Ayrıca eğitimin amaçları doğrultusunda gelişip gelişmediğini anlamak için Eğitsel Ölçme ve Eğitsel Değerlendirme faliyetleri eğitim yapısının bir parçasını oluşturur. Plan - Mesuliyet - Ölçme/Değerlendirme birbirlerin tamamlayan ve mana kazandıran üç kavramdır. Plan olmadan mesuliyetler dayanaksız kalmakda, ölçme değerlendirme ise neyin, kimin ve nasıl üzerine tanımlanacağını bu kavramlar sayesinde belirler. Eğitim Mesuliyeti eğitimde yeniden yapılandırma taraftarlarının üstünde durduğu en önemli konu olarak geçerliliğini devam ettirmektedir. Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faliyetlerini kapsamaktadır. Eğitim faliyetlerinde etkisi olan birimlerin hangi amaç doğrultusunda sorumlu ve etkili olduğu tam olarak belirlenmesini içerir. Buna en güzel örnek okul tuvaletlerinde yaşanmaktadır. Tuvalet temizliğinde ortaya çıkan bir aksama için sorumluluk şeması Sorun -> hademe -> müdür yardımcısı -> müdür -> il eğitim müdürlüğü (birden fazla imza) -> milli eğitim bakanlığı (onlarca imza) -> eğitim bütçesi planlama kordinasyonu (onlarca imza) -> meclis (550 dolayında imza) maliye bakanlığı <- il eğitim müdürlüğü <- müdür <- alım satım <- Çözüm <- hademe <- olarak gerçekleşmektedir. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Birbiriyle ilişkili ve çok boyutlu kavramlardır. Eğitsel değerlendirme Türkiyede dar anlamı olan öğrencinin öğrenme seviyesi olarak algılanmaktadır. Geniş anlamıyla eğitsel değerlendirme eğitimin bütününü kapsamaktadır. Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir. Eğitsel değerlendirmemin kalite kontrolu eğitsel geçerlilik ve eğitsel güvenirlik (soru analizi, ..) yapıları için sunulan kanıtlarla sağlanmaktadır. Milli eğitim içinde en yaygın ölçme değerlendirme metodu olarak istatistiksel değerlendirme metodlar gurubu kullanılmaktadır. Türk eğitim kurumlarında Klasik Ölçme Teorisi çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğrenci davranıslarını test kitapçığı bağlamında daha güvenilir olarak modelleyen Soru Cevap Teorisi üniversite seçme sınavında değerlendirmelerinde kullanılmaya çalışılmaktadır. Günümüzün en gelişmiş istatistiksel metodu olan Bireysel Test sistemi uygulamaları Türkiye'de bulunmamaktadır. MÜFREDAT Geniş anlamıyla Müfredat planı eğitsel faliyetlerin bir okul tarafından yürütülmesi önceden belirlenmiş bir alan içinde (okul binasi, atletizim sahası, hastane gibi) olarak tanımlanmaktadır. [Todd, E. A.(1965) Curriculum Development and Instructional Planning] Tyler [1949] Müfredatı tanımlarken 4 ana soru içinde çalışılması gerekdiğini önermektedir. Hangi eğitimsel amaçlar güdülmekte Hangi eğitsel metodlar ile belirlenen amaçlara ulaşılacak Belirlenen süre, amaç ve metodların nasıl organize edileceği Organize olmuş (planlanmış) süre, amaç ve metodların nasıl ölçüleceği Belirtilen bu amaç doğrultusunda cumhuriyetin uygulamarı da zaman zaman sekteye uğramış hatta baskıcı olmuştur. Fakat Türkiye'de birçok uygulama geçici olmuş veya varlığını sürdüren uygulamarın milli birlik içinde normale dönmesini sağlamak her bireyin diğerine vatandaşlık görevidir. Yirminci yüzyılın başında çözümlenen 'din ve ahlak kültürü' dersi sorunu yirmibirinci yüzyılın başında çok zengin kültürlü Türk toplumunda ortak din tanımlaması problemi ile karşımıza yeniden çıkmaktadır. Yüzyılın başında bilimsel temellere oturtulmak istenen eğitim bu amcından çıkıp tamamen ezberci eğitime geçmiş, ezberci yapıda olan din eğitim ise kavramsal düşünme metodlarının en büyük problemi haline gelmiştir. Bu etkilenmeler sonunda din eğitim daha az kalıplara uyan bir yapıya yönelmiş ve çok değişik bir nesil yatişmesine sebep olmuştur.

ATATÜRK
 
Image Hosted by ImageShack.us
Reklam
 
TAKVİM
 

HAVA DURUMU
 
duyuru panosu
 

DUYURU PANOSU

---Htmlkodcular.tr.gg---

okulumuzda ikinci dönem yemekhane yeniden başlayacaktır.

---mebio---

Sitene Ekle

EĞİTİM HABERLERİ
 
 
Bugün 28 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
!!!...(((BAYRAMPAŞA İLKÖĞRETİM OKULU)))...!!!

!!!!...(((BAYRAMPAŞA İLKÖĞRETİM OKULU)))...!!!!